Meme büyütme operasyonu sonrası beklenmeyen komplikasyon/mutlu son | |
|
Yirmidört yaşında, düzgün vücutlu, meme yapısı az gelişmiş, bekar bayan hastamız iki taraflı (bilateral), kas altına (submusculer olarak) 225 cc, yuvarlak (round), yüksek profilli (high profile) protezi, meme altı girişinden (submamarial) yerleştirdik. Hastanın operasyonu izleyen ilk 6 ayda takibi yapıldı. Herhangi bir sorunla karşılaşılmadığı gibi, hasta memnuniyeti en üst düzeyde idi. Doğal olarak hastayla bundan sonra iletişim kurulmadı ve hastaya/operasyona ilişkin herhangi bir sorunla karşılaşılmadı. Ancak yedi yıl sonra hasta, sağ memede ileri düzeyde şişlik şikayeti ile beklenmedik bir başvuruda bulundu. Sağ meme, diğer memenin yaklaşık üç katı büyüklüğüne ulaşmıştı. Hastaya şikayetin nasıl geliştiği sorulduğunda, 8-10 ay önce bir trafik kazası geçirdiği, memesinin giderek büyüdüğü bu durumda tetkik yaptırmak üzere başka doktorlara da gittiği, antibiyotik ve antienflematuar tedavisi gördüğü, bundan bir sonuç alınamadığı halde kendisine bir şeyinin olmadığının ifade edildiği öğrenildi. Hasta korkmuştu. Mümkünse protezinin çıkartılmasını talep etti. Kuşkusuz istemi hemen kabul edildi ve hasta ameliyata alındı. Genel anestezi altında yapılan ameliyatta, hastanın sağ memesine, eski meme altından yapılan girişimle kesi uygulandığında (submamarial kriz) kas kesisi yapılırken bir anda, yer altı kaynak suyunun fışkırması gibi bir litreye yakın sıvı fışkırarak boşaldı. Tüm ekip tarafından olay şaşkınlıkla karşılandı. Saniyeler içinde ne olduğu anlaşılmaya çalışıldı. Kesi yeri hemen kurutulduğunda bir dren ucu görüldü. Protezden geriye yalnız birkaç damla jel izi kalmıştı. Detaylı bakıldığında meme içinde, protezin eski boşluğunda (poşta) 30-40cm. kadar şant drenaj (boşaltım) hortumunun dairesel halkalar şeklinde sarılmış olduğu halde yerleşmiş olduğu anlaşıldı. Daha sonra hasta yakınları acil olarak ameliyathane önüne çağrılarak olay ilişkin bilgi verildi ve onlardan da hastanın kaza sonrasında şant ameliyatı geçirdiği öğrenildi. Kafa içi basıncının azaltılması amaçlı olarak, beyin omurilik sıvısının (BOS) şant yoluyla karın içi boşluğuna indirilip boşaltılması gerekirken, yapılan işlemde şant dreni protezin olduğu sağ meme içine girmiş ve protezin etrafında dairesel bir yumak oluşturmuştu. İşlem sonrası beyin içi omurilik sıvısının sürekli olarak protezin olduğu meme içine akması sonucu, sıvının yapısal özelliği nedeniyle protez tümüyle erişmişti. Bu durumda, kaza sonrası ameliyatın yapıldığı merkez ve doktorla görüşülerek şant hortumu içerde olacak şekilde kesi kapatıldı, hasta uyandırıldı ve şant operasyonun düzeltilmesi amacıyla ilgili merkeze gönderildi. Doğru tedavisi yapılan hastanın sağlık ve moral olarak iyileşmesinden sonra, (yaklaşık 1 yıl sonra) tekrar protez uygulaması yapıldı. Hasta yeniden, eski güzel görünümüne kavuşmuş ve son derece mutlu olmuştu. Bu vaka, protez ameliyatları sonrasında, ameliyata bağlı olmayan beklenmedik komplikasyonların oluşabileceğini örneklemesi açısından oldukça düşündürücüdür. Bu tür olgular da sorgulanması gereken hususlardan biri olarak oldukça dikkat çekicidir. |